Reklam
Reklam
DUA EDİYORUM, PEKİ NEDEN KABUL OLMUYOR?
AYDIN ALAS

AYDIN ALAS

DUA EDİYORUM, PEKİ NEDEN KABUL OLMUYOR?

18 Haziran 2019 - 10:28

Dua kelimesi sözlük anlamı olarak “Çağırmak, seslenmek, istemek ve yardım talep etmek” anlamına gelmektedir. Duanın dini terim olarak anlamı insanın bütün benliği ile Rabbine yönelip maddi ve manevi isteklerini yaratıcısından talep etmesidir.

Peki dualarımız neden kabul olmaz? Ya da biz neden kabul olmadığını düşünüyoruz?

Değerli dostlar; Her duanın bir kabul olma vakti vardır. Ettiğimiz her dua her daim ve anında gerçekleşecek diye bir kaide yoktur. Kul Rabbine el açtığı vakit, Rabbi onu duyar, dinler ve icabet eder. Peki, o zaman istediğim şeyler niçin gerçekleşmedi diyenler vardır mutlaka aramızda…

Rabbim beni duymuyor, sanırım şu sıralar çok meşgul(haşa), sıranın bana gelmesi çok zaman alır! Bu yüzden, hele önce ilk dualarıma bir cevap versin, ondan sonra bende onun söylediklerini yaparım… Söz o zaman namaz da kılacağım, oruçta tutacağım, zekâtta vereceğim, hatta hacca bile gideceğim! İnsanoğlu maalesef, rabbiyle bu şekilde çirkin bir inatlaşmaya girebilecek surette küstahlaşabiliyor, küfre düşebiliyor, şirke girebiliyor… Allah'ın her şeye gücü yeter. Herkesi aynı anda duyabilir. Tüm kainatı, zerreden gezegenlere kadar kontrol edebilir. O sonsuz güç sahibidir...

Beklentileri azaltmak

Mümin yaptıklarının karşılığını Dünyada beklememeli. Dünya mümin için bir tarladır. Dünyada eker, ahirette Rabbinin izni olursa biçer... Nasıl ki bir fındık üreticisi, fındığı ektiği ilk yıl hasat beklemez ise, Allah'a inanan ve itaat eden bir Müslümanda yapmış olduğu hayırların ve ibadetlerin neticelerini hemen bekleyemez/beklememeli. Allah Gafurdur, Rahimdir, Rahmandır ve Gani yy’dir… O dilediğine dilediği zaman ve dilediği kadar verir.

Kimini aç bırakır, kimini açık, kiminin kolunu bacağını alır, kimininse canını… Kimini zengin eder, kimini şöhret yapar, kimini vezir yapar kimini de rezil eder. Allah’ın rahmetinden, merhametinden ve adaletinden sual olunmaz. Bu yüzden bizim üzerimize düşen bir vazife varsa onu yapmalı ve takdiri de Allah’a bırakmalıyız.

İçtenlik, Kabulün ilk işaretidir.

Duanın kabul edilme sebeplerinden birisi, duanın içten yapılabilmesidir. Şayet bir dua içten yapılabildiyse, onun gerçekleşmesine hazırlanmak gerekir.

Eylemlerimizi oluşturma kuvveti bize ait değildir. Bize ait olan kısmı sadece karşımıza çıkan olaylar karşısında seçim yapma gücümüzdür ki biz buna tercih etme, seçim yapabilme hakkımız olan “cüz-i irade” diyoruz.

Allah bizden sadece samimi olmamızı ve onu sürekli hatırlamamızı istiyor. Kul iradesini kullanarak sebepleri yerine getirdiyse, sonucu verecek olan Allah’tır. Son noktayı her zaman Allah(cc) koyar ki bunu mezara girdiğimizde çok daha iyi anlayacağız. Sosyal hayatımızda, ilişkilerimizde, iş hayatımızda her zaman Allah’ın bizim için takdir ettiği bir kader vardır ve bu kader ile oynamak bizim elimizde değildir. Kâinatın gerçek sahibi olan Allah, her şeyi bir nizam ve intizam içinde hazırlamıştır. Biz ise bu dünyada sadece üzerimize düşen vazifeyi yapmakla mükellefiz. Kulluk vazifesini. Diğer yaptığımız her şey ve her iş talidir ve bizi hedefimize ulaştıracak olan asıl şey O’na karşı olan sorumluluğumuzu yerine getirip getirmediğimizdir.

Dil ile yapılan dua ise ayrıdır. Fiiliyata dökülen dua ise daha ayrıdır. Çalışmak ibadettir sözü buradan gelmektedir. Ancak bu cümleden her çalışan zaten ibadet eder şeklinde bir mana çıkarmak ise yanlıştır, hatta şirktir. Yaptığımız işin ibadet yerine geçebilmesi için, işi yaparken Allah rızası için yapmalıyız. Allah'ın rızasını kazanmaya çabalayan bir müslüman 5 vakit namaz kılar mı sorusu burada hiç sorulmamalıdır bile... Çünkü müslüman demek, teslim olan kişi demektir. Bir kişi sırf ibadetin yükünden kurtulmak için bahaneler üretmeye başladıysa, o kişi şeytanın oyuncağı olmuş demektir. Onun için ancak Allah'tan hidayet isteyebiliriz ki zaten elimizden başka bir şey de gelmez... Allah'a karşı dört dörtlük müslüman olmaya çalışan bir müminin yaptığı bütün işler ibadet hükmüne geçer. Evet, belki kimse 4x4'lük olamaz. Ancak olmak için gayret sarfedebilir. Çünkü elimizde irade denilen bir silah ve beyin gibi bir kuvvetli bir organ var! 

Bir kul rabbine çeşitli vesilelerle yakınlaşır ve samimi bir biçimde kendisini yoktan var eden yaratıcısına yönelirse, o kişinin yapmış olduğu dua daha ağzından çıkmadan kabul edilir. Peki ne zaman gerçekleşir? Kul buna hazır olduğu zaman. Belki de istediği şey mevcut Dünyamızda hiç bir zaman gerçekleşmez. Çünkü istediği şey onun için hayırlı olmayabilir. Bizim için neyin hayırlı olduğunu ve neyin de hayırlı olmadığını ancak bizi yaratan sonsuz akıl ve kudret sahibi olan Allah (cc) bilir.

Biz aciziz, fakiriz ve ihtiyacımız var, istiyoruz. O ise, kulum ben sana akıl verdim, bunun yanında bonus olarak bir de irade verdim. Bunları kullan, çabala, elinden geleni ortaya koy. Ben de senin için gereken her şeyi yapacağım diyor.

Peki, biz ne yapıyoruz? 

Bu yazı 2563 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar