Reklam
Reklam
SEN KENDİNİ NEREDE GÖRÜYORSUN?
AYDIN ALAS

AYDIN ALAS

SEN KENDİNİ NEREDE GÖRÜYORSUN?

17 Haziran 2019 - 10:27

İnançlarımız kaderimizi belirler ve neye inanırsak başımıza o gelir. Geçmiş yaşantılarımız, geleceğe bakış açımız, vizyonumuz, bilinçaltımız ve kendimiz için çizmiş olduğumuz sınırlar bizim kim olduğumuzu ele verir?

Bir insanı kariyerinde, aklının ve zihninin kaldırabileceği seviyenin üzerine çıkartırsanız, kendini orada rahat ve huzurlu hissedemez. Kendini kendi koyduğu sınırların olduğu yere, kendisi için uygun gördüğü seviyeye geri çekecek hatalar yapar.

Diyelim ki, bir şirkette çalışmaya başladınız. Yeteneklerinizi ortaya koydunuz, elinizden geleni yaptınız ve iki yıl sonra bölüm müdürlüğüne terfi ettiniz. Bu başarınız için kendinizle gurur duymaya başladınız, özgüveniniz ikiden 10’a yükseldi ve inanılmaz şekilde mutlusunuz. Güldüğünüz zaman ağzınız kulaklarınıza varıyor. Herkes size imreniyor. Çevrenizde 100 kişi bile yokken, insanlar sizinle tanışmak, hatta fotoğraf çektirmek için sıraya giriyorlar falan… Buradaki performansınız da yönetimin gözünden kaçmıyor ve üç-dört yıl bölüm müdürlüğü yaptıktan sonra sizi şirketin yönetim kurulu başkanı yapmaya karar veriyorlar.

Ama siz birden paniğe kapılıyorsunuz. En basit problemleri bile çözümleyemiyor, İşinizde hatalar yapmaya başlıyorsunuz.

Belki de içinizden şunları geçiriyorsunuz; ben aslında tüm bunları hak etmiyorum. Bu şirketin başına geçemem.

Buradaki sorun, yeteneklerinizin ötesine terfi edilmiş olmanız değil, özgüveninizin ötesinde terfi edilmiş olmanızdır. Özgüven bir fren gibi çalışır. Yönetimdekiler hata yaptıklarını düşünmeye başlar ve sizi tekrar bölüm müdürü yapmaya karar verir. Altında ezildiğiniz o yük de sırtınızdan kalkar. O andan itibaren rahatlar ve hayata tekrar dönersiniz.  

Dün akşam tüm Türkiye’nin önünde, televizyon ekranlarında bir canlı yayın izledik. İki farklı siyasi partinin temsilcileri Sayın Binali YILDIRIM ve Sayın Ekrem İMAMOĞLU, İsmail KÜÇÜKKAYA’nın muhteşem bir biçimde yönetmiş olduğu tartışma programında halkın huzuruna çıkarak düşüncelerini medeni bir biçimde dile getirdiler, tabiri caiz ise kozlarını paylaştılar.  

Bu yayını izleyen İstanbul halkı 23 haziranda sandığa gidip oylarını verecekler. Şayet seçmen oy verme kararını bu yayına göre değerlendirir ve tercihini yayında ifade edilen konuşmalar doğrultusunda yaparsa seçimin galibi Ekrem İMAMOĞLU’ dur, şimdiden vatana millete hayırlı olsun.

Binali YILDIRIM bu ülkeye Başbakanlık yapmış bir belediye başkan adayı! Sayın YILDIRIM AK Partinin gücü ve Recep Tayyip Erdoğan’ın da desteğiyle herkese nasip olmayacak iyi bir makama gelmişti. Zirvede bırakmalı mıydı? Bırakmamalı mıydı? Başka bir tartışma konusu. Ancak beni düşündüren kısım, YILDIRIM belediye seçimleri için neden bu kadar heyecanlanmıştı? Belki de Reisin kendisinden beklentisi çok büyüktü ve belki de güvendiği tek adamdı… Kendisinden beklenen sorumluluğun başbakanlık yaptığı döneme göre daha fazla olabileceği algısı verilmişti kendisine. Bu yüzden Sayın Binali, Başbakanlıktan Belediye başkanlığına terfi ettiriliyormuş hissine kapıldı ve bu yüzden canlı yayında eli ayağına dolaştı ve hayatında gelebileceği en yüksek kariyer serüveninin finalini de kendi eliyle belirlemiş oldu…

Yine en iyisini yüce ALLAH bilir. 23 Haziran da artık söz milletindir. Kazasız, belasız, adaletli bir seçim olmasını ümit ediyor ve her şeyin hayırlısını diliyorum.

Siyasiler bir şekilde yolunu bulur bulmasına da peki ya sen kendini nerede görüyorsun? 

Bu yazı 3242 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar