Reklam
Reklam
Şeffaflık eşittir kolaylık
Fuat Ünnü

Fuat Ünnü

Şeffaflık eşittir kolaylık

27 Temmuz 2019 - 16:27

Görünen o ki siyaset, artık kendisini belediyeler üzerinden eskisi kadar kolay finanse edemeyecek. Ekonomik krizden bunalan halk, iktidarın da muhalefetin de harcamalarını didik didik ediyor.

Türkiye’de yerel iktidarlar, koltuğu eline geçirenlerin siyasetlerini finanse etmek için kullanılır. Belediye başkanlarının büyük bölümü, siyasi ömürlerini uzatmak ve güçlerini artırarak partilerinin ülke iktidarını kazanması için belediyenin kaynaklarından faydalanırlar. Elbette bu süreç, halkın vergilerinin direkt siyasetçilerin cebine atılması şeklinde yürümez.AKÇAKOCA daki gibi Formül çok basittir: Özellikle küçük şehirleri yöneten belediye başkanları, açtıkları ihaleleri kendilerini maddi olarak önceden desteklemiş ya da destekleyecek iş adamlarının 

İhaleleri kazananlar da tatlı kârlarının bir bölümünü, kendilerini zengin edenler için çeşitli şekillerde harcarlar. Kimisi siyasetçilerin kampanyasının masraflarını üstlenir, kimisi ise kurduğu medya ile desteklediği partinin propagandasını yapar. Kazandığı ihaleyle, seçim kampanyasında halka dağıtılmak üzere Hediye paketi nin binlercesini  belediye başkanına teslim eden şirketler bile oldu. İşadamları siyasetle kurdukları bu doğrudan ilişkiyle sadece servetlerini büyütmezler. Avantajlı pozisyonları sayesinde, birçok alanda dokunulmazlık kazanırlar. 

Yukarıdaki yöntem, özellikle 80’lerden sonra neredeyse bir kural haline geldi. Türkiye’nin 12 Eylül darbesinin ardından hukuki altyapıyı oluşturmadan, denetim ve şeffaflıktan uzak bir şekilde serbest piyasa ekonomisine geçmesi; hesap sormayı neredeyse olanaksız hale getirdi. Turgut Özal’ın “Anayasa’yı bir kere delmekten bir şey olmaz” şeklinde  

Ancak yukarıda anlattığım çark, bu yıl yapılan yerel seçimlerden sonra eskisi gibi işlemeyecek gibi görünüyor. Gerek ülkedeki siyasal gerilim nedeniyle yerel seçimlerin neredeyse genel seçim kadar önem kazanması, gerekse ekonomik krizin yarattığı atmosfer nedeniyle belediyelerin yaptıkları harcamalara ilişkin duyarlılık arttı. Özellikle muhalefetin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nun kampanyasının merkezine “israf” kavramını oturtması, ucu paraya değer her icraatin mercek altına alınmasına yol açtı. Gerçi Akçakoca belediyesinin eski parayla 100 tirilyon borcunun olması bu işin biraz zor olacağını gösteriyor hele  hele sel felaketinden sonra imkansız gibi.Kamuoyunda oluşan bu hassasiyeti fark eden bazı belediye başkanları, ihaleleri internet üzerinden canlı yayınlamaya başladı. Özellikle büyükşehirleri yöneten CHP’li başkanların bu şeffaflık adımlarından sonra, gözler başkanların kullandıkları araçlara, aldıkları ücretlere ve yaptıkları atamalara çevrildi. Özellikle mali denetimin daha güç olduğu belediye şirketlerinde yapılan harcamalar, kamuoyu tarafından titizlikle takip ediliyor. En ufak bir suistimal, sosyal medya üzerinden hızla yayılıyor. Yükselen kamuoyu tepkisine, iktidara yakın radyo ve televizyonlar bile kayıtsız kalamıyor.

 

Sadece geçen hafta belediyelerden gelen haberler, belediyelerde saadet zincirlerinin yeniden kurulmasının kolay olmayacağını gösteriyor.

Milyarlık ihalelerin yanında çok küçük görünen bu “icraat”ler, ekonomik krizin vurduğu halkın öfkesini artırıyor. Şeffaflıktan kaçmanın faturası, sandıkta ödeniyor. AKP’nin yerel seçimlerde büyükşehirleri kaybetmesinin sebepleri arasında bu tür harcamaların olduğunu iktidara yakın gazeteciler bile yüksek sesle dile getirdi “Belediyelerle geldiniz, Belediyelerle gidersiniz.

 

“Eğer bu sonuçlar iyi okunup, tabandan gelen sese kulak verilmezse bu sonuç sonun başlangıcı olabilir. Bu sonucun doğru okunup, doğru yorumlanması ve çok geçmeden tabanın talepleri doğrultusunda adımlar atılması gerekir. Meydan okuma, aba altından sopa gösterme, hiçbir şey olmamış gibi davranmak tabanda daha ciddi bir çözülmeye sebep olabilir. Eğer bu çözülme başlarsa, tabanda yeni arayışlar 

2019 Türkiye yerel seçimleri

Kamu harcamalarının sıkı kontrolünü sağlayan ihale yasası, AKP’nin 17 yıllık iktidarı boyunca tam 186 kez değiştirildi. Türkiye’nin en değerli kamu şirketleri, Saray’a bağlı Varlık Fonu’na bağlanarak Sayıştay denetiminden çıkarıldı. İktidarın, hem ekonomik kriz hem de sandıktan çıkan mesaj nedeniyle “İtibardan tasarruf olmaz” söylemiyle devam etmesi zor görünüyor. Sayın cumhur başkanıErdoğan’ın 24 Haziran’dan sonra kuracağı oyunda bu tür harcamalar engellemeye ilişkin bir adım atmaması,analizcilerin sözünü ettiği “çözülme ve tabanda yeni arayışları” hızlandıracak gibi görünüyor. Kalın SAĞLICAKLA. 

Bu yazı 4118 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar