Reklam
Reklam
Yenilikçi öğretmenler.
Fuat Ünnü

Fuat Ünnü

Yenilikçi öğretmenler.

18 Nisan 2019 - 15:04

Benim babam mehmet ünnü Arifiye köy enstitüsü mezunuydu.2011de Tanrısına kavuştu.mekanı cennet olsun.

 1935 genel nüfus sayımına göre ülke nüfusu 16 milyon, bu nüfusun yüzde 80'i köylerde yaşıyor. Toplam erkek nüfusun yüzde 76.7'si, kadın nüfusun yüzde 91.8'i okur yazar değildir. 40 bin köyümüzün 31 bininde okul yoktur.Osmanlıcı olanlara bildirmek isterim.

Buna paralel olarak üretici toplum bilincinden insanlarımız yoksundur. Manzara bu, ülkenin gerçekleri de bu. Öyle ise üretime dönük, paylaşımcı, çağdaş bir gelecek bırakmanın çözümleri arandı ve ortaya ışık olarak Köy Enstitüleri çıktı.

Sonradan öğretmen okulu olarak görev yapan birkaç Köy Enstitüsü kuruluş oluştu. Bu kuruluşlar en az üç ilimize en yakın uzaklıkta. Yerleşim köy konumunda. Mahalle sistemi esas alınmış. 50 öğrenciden az olmamak üzere kurulan bu mahallerde, yatakhane, derslikler, ağıl, kümes, fırın, atölye, mutfak, yemekhane bulunmaktadır.

Köyden alınan çocukları, köy yaşamından uzaklaştırmadan bir eğitim çevresinde eğitmek sonra da köylerde görevlendirmek esastı. Hem teorik hem de pratik eğitilen bu gençler yalnız sınıfın ve kara tahtanın değil köyün öğretmeni oluyorlardı.

Bu okulların özü, cumhuriyetin ilk yıllarına kadar inmektedir. Eğitimde model arayışları 1928 millet mektepleri, 1930 köy eğitim kursları ile başlar. Okuma odaları, akşam ticaret ve sanat okulları, halkevleri, 1936 Eğitmen Kursları, 1937-1939 Köy Öğretmen Okulları açılır. Sonuçta açılan Köy Öğretmen Okulları 1940 yılında Köy Enstitüsüne dönüştürülür.

Neden kapatıldılar?

1922-1923 yılında Ziya Gökalp Urfa'ya gider. Ağaları, eşrafı, bürokratları toplar ve onlara; "Köylere okul yapınız, öğretmen isteyiniz, köylümüzün okur- yazar olmasını sağlayınız" der.

Bandilli Aşireti Reisi Sait Bey şunu söyler: "Köyüme gelecek öğretmenin bacaklarını kırarım. O köylüler benim ırgatlarımdır. Orada ben ne dersem o olur."

Aradan 80 yıl geçmiştir. Politikacı Kinyas Kartal bir sohbetinde, "Köy Enstitüleri kesinlikle komünist uygulama değildi. Bu okullar bizim devlet üzerindeki gücümüzü kaldırmaya yönelikti. Benim Van yöresinde 258 köyüm var. Bunlar devletten çok bana bağlıdırlar. Ben ne dersem onu yaparlar. Ama köylere öğretmen gidince benim gücümün dışında güçlerin de varlığını anlarlar. Bindiğimiz dalı kesemezdik. Hükümetle pazarlığa girdik ve kapattırdık."

Bilmem bu iki örnekten sonra uzun söze gerek var mı? Egemen güçlerin dün de bugün de çıkarlarına ters düşen oluşumları kendi çıkarlarına nasıl çevirdikleri bu örneklerde apaçık belirleniyor. Çünkü Köy Enstitüleri'nin sınıf kapılarında, "Üretmeden tüketmek en büyük ahlaksızlıktır" yazar. İşte bu aydınlanma dün Sait Bey gibileri, bugün de Kinyas Kartal gibileri korkutmaktadır.

Eğitim bir süreçtir. Partiler üstü bir süreçtir. Eğitimi, günlük politikalarla ve bazı çevrelere şirin görünmek için araç olarak kullanırsanız, sağlam temellere oturtamazsınız. Türkiye'de eğitimi, bırak siyasal iktidarları, koltuğa oturan bakan bile kendi dünya görüşüne, kültürüne göre belirliyor. Birinin yaptığını diğeri bozuyor. Öğretmen. Öğrenci, veli, bakanın iki dudağı arasından çıkan söze göre şekilleniyor.

Bugün ülkemizde terör kol geziyorsa, Köy Enstitüleri gibi ciddi kuruluşlara gereken önem verilmeyişinden kaynaklanıyor. FETÖ denilen oluşum ülkemizde filizlenip tehlike oluşturmuşsa, egemen güçlerin çıkarına peşkeş çekilen eğitim, sonunda bizi bu acımasızlıklara sürükledi ve sürüklüyor.

16 Mart 1848 yılında kurulan Öğretmen Okulları maalesef 1974'te kapatıldı. Peşinden Eğitim Enstitülerinin ve Yüksek Öğretmen okullarının kapısına kilit vuruldu. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı yapmış Dr. Reşit Galip Bey, öğretmeni köylerdeki devletin temsilcisi olarak düşünmüş ve çözümler üretmiştir. Bugün ise taşımalı eğitimle devletin temsilcileri köylerden çekilmiş, gönderdeki bayrak indirilmiştir.

Bugün bırak Köy Enstitüsü çıkışlı; öğretmen okulu mezunu öğretmenler bile gerek ölüm, gerekse emeklilik nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı kadrosunda kalmamıştır. Zaman zaman politik görüşlerden zarar görmelerine karşın o vatansever insanlar, bu memlekette Ulu Önder Atatürk'ün ilke ve inkılâplarına bağlı kalarak özveriyle çalıştılar. Ölen öğretmenlerin mekanı cennet olsun.Tanrı adıyla .TANRI VATANIMI KORUSUN .KALIN SAĞLICAKLA. 

Bu yazı 2726 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar