Reklam
Reklam
Reklam
ÇOK …BİİİP… BİR KİTAP!
Şafak DUMAN

Şafak DUMAN

ÇOK …BİİİP… BİR KİTAP!

09 Nisan 2018 - 10:40

Kitaplara da “akıllı işaretler” uygulansın istiyorum.

Elbette “akıllı işaretler” dizilerde, filmlerde uygulanır, biliyorum. “Kitaplara da olur mu?” demeyin. Ya da diyelim de birlikte yanıt arayalım.

Bir hikaye kitabının ilk sayfalarını yazıverelim, şuracıkta.

Bir öğretmenin “Sevgili öğrenciler, yarın sizden sınıf kitaplığımız için bir kitap getirmenizi istiyorum.” cümlesiyle başlasın hikayemiz. Öğretmenimiz mesleğini seven bir öğretmendir ve sınıf kitaplığını zenginleştirerek öğrencilerine daha çok kitap okutma derdindedir. 24 öğrencinin her biri bir kitap getirse, her öğrencinin 24 kitap okuma şansı olacaktır. Böyle güzel niyetlerle başlasın hikayemiz ve bunu duyan okul müdürünün “Çok güzel bir fikir, tüm sınıflarda uygulayalım.” cümlesiyle devam etsin. Kitaplar gelsin, kitaplıklar dolsun taşsın. Yeni kitapları gören öğrenciler iştahla okumaya koyulsunlar.

Birkaç hafta geçsin aradan ve bir evde geçen konuşmaya kulak verelim şimdi. Bir Afacan Çocuk oturma odasında sesli kitap okuyordur, İlgili Annesi de gözü televizyonda oğlunu dinlemektedir.

İlgili Anne:

 – Aaa! Oğlum, uydurma, düzgün oku bakayım. Nereden öğreniyorsun o lafları öyle, cık cık cık!

Afacan Çocuk:Kitaptaaaan! deyiverir.

İlgili Anne:

 – Ver bakayım şunu. Aaaa! Nereden buldun sen bunu bakayım? Ne ayıp şeyler yazıyooor. Nerden aldın çabuk söyle. Kim verdi bu kitabı sana?

Afacan Çocuk :Öğretmen verdi anne. Sınıf arkadaşım İsmail’in babası Kasketli Ahmet Amca almış. Okuyan arkadaşlarım çok beğenmişler, çok ….biiip… bir kitapmış.

Hikayemiz bundan sonra biraz “ekşın”lanır. İlgili Anne sabah erkenden okula gider, öğretmene çemkirir, “Utanmıyor musun böyle kitapları okutmaya?” gibisinden. Olup biteni zor da olsa anlayan öğretmen İsmail’in babası Kasketli Ahmet’i çağırır ve sorar:

  • Siz nasıl böyle bir kitabı alıp, okula gönderirsiniz?
  • Ne bileyim içinde küfür olacağını, okumadım ki. Mahallemizin kitapçısı Topsakal Hüsnü’den aldım, getirdim. O da emekli öğretmen yani…

Bu konuşmaları duyan, zaten bu öğretmeni hiç gözüm tutmadıydı lakaplı veli:

  • Alooo! 147 mi? Bizim okulda bir öğretmen küfürlü kitap dağıtmışdıydıda.

Olur mu bu kadar? demeyin. Belki de çok öğretmen, okul müdürü oynamıştır bu rolleri. İlgili Anne sahneye çıkmadığı için, Afacan Çocuk ve Zaten bu öğretmeni hiç gözüm tutmadıydı lakaplı veliye sahne sırası gelmiyordur, kim bilir.

Olur mu?demeyelim. Kitaplıkları gözden geçirelim. O kadar çok ki olmaması gerekenler. Argo ifadelerin yer aldığı hikayeler en masumu belki de. Sapık cinsel tercihlerin iyi insan rolü verilmiş karakter ile satırlar arasına sıkıştırılmasına “ne olmuş ki” diyemeyiz sanırım. Aile içi kimin eli kimin cebinde romanlarına “ne varmış ki” diyebilir miyiz? Görsellerle çocuklarımıza özendirilen batı medeniyetini! göremezsek; ayakkabıları ile salonda oturan “firiends”lere kola servisi yapan hizmetçinin “başıörtmeli” görseline anlam veremeyiz elbette.

Acaba diyorum, “Akıllı İşaretler” kitapların kapaklarına da yapıştırılsa nasıl olur?

Topsakal Hüsnü belki de “cinsel içerik” işareti taşıyan kitapları hiç sokmazdı dükkanına. “Argo kelimeler var” işaretini gören Kasketli Ahmet o kitabı alıp okula gönderirmiydi hiç. Öğretmenimiz, tüm kitapları okumasa da“18+” işaretine dikkat ederdi elbette. Bu öğretmeni hiç gözüm tutmadıydı zaten lakaplı veli “Diyanet Onaylı” işaretine dikkat eder mi bilinmez ama, “şiddet içerikli” işareti taşıyan kitapları almazdı asla.

Afacan Çocuk kafaya koyduysa bulur, okur o kitapları da annesinin yanında okuyamaz en azından. Delikanlı Gençlik ne mi olacak?

Nefis ve şeytan yan gelip yatacak değil elbette ama onların da elinden tutacak birkaç şuurlu öğretmen bulunsun artık.

Bu yazı 5947 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar