Reklamı Geç
Reklam
  • Reklam
EĞİTİMİN ANA UNSURU
Şafak DUMAN

Şafak DUMAN

EĞİTİMİN ANA UNSURU

13 Temmuz 2016 - 19:06 - Güncelleme: 19 Temmuz 2016 - 08:20

İlkokul 4. Sınıftaydım. Kibrit kutularından bir köprü maketi yaptım. Ödevdi. İlk önce annem ile paylaştım.

-   Anne bak, ben yaptım. Köprü. Büyüyünce mimar olup gerçeğini yapacağım. Gibi cümleler kurmuşumdur herhalde…

Annem bir elimdekine bir de bana baktı:

-   İlkokul öretmeni olamıyon mu gari olum? dedi.

Annem, okuma- yazması olmayan köylü, Anadolu kadını. Babama sipariş verdiğini pek hatırlamam. Evde ne varsa onunla idare ederdi. Geleni boş çevirmez, yedirmeyi severdi, tencerede ne varsa…

            Ortaokulda İş Teknik dersimiz vardı. Artık büyümüştüm. Cami maketi yapmıştım, dört minareli, mukavvadan. Siyah-beyaz televizyonumuzun üstünde çok güzel duruyordu. Eve kim gelse gözü ona ilişiyor, konu açılıyordu.

-          Ben yaptım. Büyüyünce mimar olacağım zaten.

-          Maşşallah. Ne dayı yapvemişin gülüm. diyordu konu komşu akraba. Hemen annem araya giriyordu:

-          İşşallah ilkokul öretmeni olursun.

Üniversite sınavında puanım mimarlığa yetmedi. Fizik bölümüne kayıt yaptırdım. Gerçeğini yapamayacağını anlamıştım artık, maket çalışmalarım devam ediyordu. Demirel- İnönü koalisyonu vardı. Konu komşu merakla soruyordu, üniversiteden gelişimde tatillerde:

-          Sen ünüvesiteyi bitirverince nolcen  gari? (Fizik doktoru dememi bekliyorlardı)

-          Fizikçi. Yani bilim adamı.

-          …!

-          Hani Erdal İnönü var ya, onun gibi işte.

Annem yine sorardı, bıkmadan:

-          İlkokul öretmeni olamıyon mu olum?

Anlamayacaklarını bilsem de anlatmaya çalışırdım:

-          Ben sayısalcıyım. İlkokul öğretmeni olmak için TS (Türkçe-Sosyal) lazım.

Annem anlamaya çalışır, anlamazdı. Üzülse de boynunu biraz eğer:

-          Allah bilir! İşşallah ilkokul öretmeni olursun, derdi. Gülümserdim.

Fizik İngilizce hazırlığı iki yılda geçemedim. Yaz tatilinde güya İngilizce pratik yapmak için Ayvalık’ta çalıştım. Turistin bir “epıl ti” (elma çayı) deyişi var, anlamam imkansız. Patron ilkokul mezunu, çatır çatır konuşuyor- anlaşıyordu oysa. Ayrıca ve de zaten ortaokul ve lisede Fransızca görmüştüm. 6 yıl Fransızca gördüm, 6 cümle kuramam. Sorun bende değildi. Tarih ve Fransızca hariç diğer derslerim gayet iyiydi. Tarihçi de iş yoktu, çok sonra anladım.

PDR (Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik) bölümüne merak sardım. Kazanamayacağımı bile bile ( Puan Türü Türkçe- Sosyaldi o zamanlar) yeniden sınava girdim. O yıl Sınıf Öğretmenliği ilk kez Türkçe- Matematik ile öğrenci alacaktı, bunu öğrendim. İlk 7 PDR, 8. Tercih Sınıf Öğretmenliği oldu.

Sonrası malum. En çok annem sevindi. Sınıf öğretmenliğine kayıt yaptırdım ve meslekte 17. yılım. Çok mutluyum. Sanırım mimar olsaydım bu kadar mutlu olmazdım.

Şunu demek istiyorum:

Annemin duası laikliğe aykırı mıdır? AB uyum yasalarıyla ters düşer mi? Bilmem hangi -izm’ciye göre eğitim psikolojisinde yeri var mıdır? Ne kadar bilimsel ve denenebilirdir? Bilmem…

Ancak şundan eminim: Ana Unsuru çok etkili.

Son dönemde müfredat konusuna değinir olduk ya: Duası reddolunmayacak anaların da duasını alacak bir müfredat, eğitim sisteminin ana unsuru olmalı.

Başka yollar aramak “zaman” ve “nesil” kaybı olur…

Daha önemlisi var mı?

Bu yazı 1860 defa okunmuştur .

Son Yazılar

Reklamı Geç