Reklam
Reklam
EĞİTİMİN ANAHTAR KELİMELERİ: Akıl-Gönül, Ölçü,...
Şafak DUMAN

Şafak DUMAN

EĞİTİMİN ANAHTAR KELİMELERİ: Akıl-Gönül, Ölçü, Çalışmak, Rıza

25 Şubat 2020 - 10:48

EĞİTİMİN ANAHTAR KELİMELERİ: Akıl-Gönül, Ölçü, Çalışmak, Rıza

            “Başarının Sırrı, 40 Dakikada Üstün Başarı, Başarıya Giden Yol, Başarının 3 Kolay Yolu, İnan ve Başar, Başarının Şifreleri vb.”  başarısız, hedeflerine ulaşamamış, gözlerini de yükseklerden alamamış insanları tavlamak için tuzak kelimeler…“Ava giden avlanır” misali dünyayı avlama derdine düşmüş insanların, tuzağına düştüğü çığırtkanlar…

            Ya da“armut piş ağzıma düş” diyenler için oltadaki balık desek kişisel gelişimcileri kızdırmış olur muyuz?

            Kışın pişireceği aşı için yazın başının pişmesini göze alabilenler ya da cenneti dünyada kazanma arzusunda olanlar birkaç maddede sıralayabileceğim başarıya giden meşakkatli yolu da rahatlıkla yürüyebileceklerdir. Zira emeksiz yemek olmayacağını hepimiz biliriz. Pekii, nedir bu sözünü ettiğim maddeler?

            1. Öncelikle başaracağımıza kat-i olarak “inanmalıyız.” Öğrenilmiş çaresizlik yorganını atmalıyız üstümüzden. Zira “Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.” Bu cümle tanıdık geliyor mu? Hedefe kilitlenmiş, anlaşılamamış bir adamın çağlar ötesinden ötelere haykırışı…

            2. “Hedef belirlemeliyiz.”Daha yolun başında, 5N dediğimiz: Niçin?, Neden?, Nasıl?, Ne zaman?, Ne?, Nereye? sorularına samimi ve mutlaka doğru yanıtlar vermeliyiz.

            3. Kim yada kimler (1K) ile başaracağız? “Yol arkadaşlarımızın, yardımcılarımızın, kılavuzumuzun” kim ya da kimler olacağına, kim olması gerektiğine doğru karar vermeliyiz. Yolda bulduklarımızı yola çıktıklarımızla değiştirmemeliyiz. Ekip ruhunu, takım çalışmasını hep önde tutmalıyız.

            4. “Güçlü ve zayıf yönlerimizin” farkına varmalı, “yeteneklerimizi” doğru kullanmalıyız. Ancak güçlülerin değil, az ve zayıf da olsa haklıların yanında olmayı prensip haline getirmeliyiz. Bu hususta yapacağımız tek yanlış bütün doğrularımızı götürebilir, çok hassas ve cesur olmalıyız.

            5. Çalışmalı, çok “çalışmalıyız”. Yılmadan,  pes etmeden.

            6. Bazen işler yolunda gitmeyecektir. “Ders çıkarmalı,” aynı delikten iki kere ısırılmamalıyız.Aynı zamanda “şer bildiğimizde hayır, hayır bildiğimizde şer olabileceğini” de unutmamalı, duamızı bu bilinçle yapmalıyız.

            Elbette bu maddeleri arttırmak mümkündür. İyi ama “başarı” nedir? Bu maddeler yerine getirildiğinde başarı olarak isimlendirilen hangi noktaya ulaşacağız? Kime “başarılı” denir? Başarılı bir eğitim sistemi nasıl olmalıdır?

1. Nokta ( Takılmadan okumaya devam edin lütfen)

            Ben başarıyı, “Allah’ın ölçüsüne göre iyi, güzel, faydalı, doğru olduğu bilinen ve sonunda hakka hizmet edecek olan bir eylemi sonuca erdirmek, gerçekleştirmek için çalışmak.” şeklinde tarif edeceğim.Bu noktada beyin ile birlikte kalbin de devreye sokulması gerekmektedir. Zira bazen iyi, doğru olan hakka değil batıla hizmet edebilir, neticesi zulüm ya da hüsran olabilir. Bazen de hakka hizmet edecek olan çok güzel, faydalı bir işi tamamına erdiremeyebiliriz. Bu hiç önemli değildir, önemli olan bu uğurda “çalışmak ve sonuca razı olmaktır.” “Biz seferden sorumluyuz, zafer Allah’tan” sözünü mutlaka duymuşuzdur.  Bu inançla çalışmışsak kazanmışızdır; başarmışız demektir.

            Bunlar (İyiyi kötüden, güzeli çirkinden, faydalıyı zararlıdan, doğruyu yanlıştan ve hakkı batıldan ayırmak) aynı zamanda insanı, hayvan ve bitkilerden ayıran özelliklerdir ki, “kalp”e bir türlü rol biçemeyen evrimci arkadaşların da açıklayamadıkları hususların başında gelir.

            Konuyu toparlarken önemli gördüğüm ve tırnak içine aldığım (akıl-gönül dengesi, Allah’ın ölçüsü, çalışmak, rıza) anahtar kelimelerden bir tanım artık yazabiliriz.

 “Beyin-kalp” veya “akıl-gönül” dengesini kurup “Allah’ın ölçüsüne uygun” bir eylemi gerçekleştirmek için “çalışan” ve “sonuca rıza” gösteren insana başarılı insan; başarılı insanlar yetiştiren eğitim sistemine de başarılı eğitim sistemi diyebiliriz.

Bu noktada aklınızdan “Nasıl yani?” sorusu geçtiyse, yanına parantez içinde takılmadan okumaya devam edin lütfen notunu düştüğümüz 1. Nokta’ya geri dönerek tekrar okumanızı bu esnada dikkatinizi toplamaya yardımcı olacak bir kahve içmenizi tavsiye ederim.

Bir sonraki yazımızda nasip olursa kaldığımız yerden devam edeceğiz, Allah’a emanet olunuz…

Bu yazı 684 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar