Reklam
Reklam
YKS 2021'E DOĞRU
Şafak DUMAN

Şafak DUMAN

YKS 2021'E DOĞRU

30 Haziran 2020 - 14:20

(Kapı Önünde Bekleyen Bir Veli Olarak Yazıyorum)

            Yükseköğretim Kurumları Sınavı (27-28 Haziran 2020) hafta sonu tamamlandı. Bizden olmayan giyim, yaşam tarzı ve inançlarıyla tanınan ama anladığım kadarıyla gençlerimizin beğeniyle dinlediği bir sanatçı! ilk güne damgasını vurdu. Adını duymayan kalmadı. Başlı başına düşünülmesi, değerlendirilmesi gereken bir konu…

Sınava giren tüm öğrencilerimize, velilerimize, öğretmenlerimize geçmiş olsun diyorum. Dilediği bölüme yerleşecek olanlara da şimdiden başarılar dilerim. Gittikleri üniversitede/şehirde tüm haksızlıklara karşı duyarlı olmalarını, adaletin sağlanması için çalışmalarını, toplumsal her türlü probleme karşı çözüm odaklı faaliyette bulunmalarını dilerim. Yani suya sabuna dokunmalarını, etliye sütlüye karışmalarını, mutlaka birkaç tane STK’da görev almalarını isterim…

            Benim de evladım hafta sonu sınavdaydı. Ben de kapı önünde onu bekledim. Bu defa bir veli olarak izlenimlerimi, önerilerimi yazacağım. Bundan sonraki sınavlara katkımız olması dileğiyle…

            Sokağa çıkma yasağı yerinde bir karardı. Bundan böyle tüm YKS’lerde salgın hastalık riski olmasa da yasağın uygulanmasını temenni ederim. Sınava trafik nedeniyle geç kalma ve trafiğin yoğun olduğu cadde üzerindeki sınav merkezlerinin gürültü problemi böylece çözülmüş olur.

Emniyet teşkilatımıza özverili çalışmaları, özellikle geç kalan adayları yetiştirmek için gösterdikleri çaba için teşekkür ederim. Ancak kendilerini özellikle okul önlerinde daha çok görmek isterdim. Belki de bundan sonra okul çevresinde sükuneti sağlamak için polis arkadaşların görevlendirilmesi (imkanlar ölçüsünde) düşünülmelidir.

Hava sıcaktı ve dersliklerin pencereleri açıktı. Dışarıya topuklu ayakkabı sesi gelmiyordu ancak bizden kaynaklı seslerin içeriye ulaştığını düşünüyorum. Dışarıda, camları açık aracında müzik dinleyen ebeveynleri uyarmak ve ikna etmek kolaydı ancak sayıları çoktu. Sürekli bir yerlere gidip gelen araçların motor, egzoz ve korna sesleri de cabası… Sınav merkezi okul bahçelerine 100 metre çapında araç giriş ve park yasağı da bu ses kirliliğini çözecektir.

            Belediyemiz çöp toplama işini erteleyebilirdi. Özellikle çöp konteynırının ters parende ile hızlıca çarpma anında çıkardığı sesin birçok öğrenciyi rahatsız etmemesi imkansız…

            Nasıl ki öğrenciler sınav öncesi ve sınavda dikkat etmesi gereken hususlar konusunda yazılı olarak bilgilendiriliyorsa, öğrencisini getiren velilere de “beklerken dikkat edilecek kurallar” anlatılmalı, bilgilendirilmeli. Bazılarımızın ses tonu oldukça rahatsız edici olabiliyor. Hele de tansiyonu yükselten konulara girince…

Örneğin “İkinci dönem okul kapalıydı ve tüm öğrenciler yazılı olmadan sınıf geçti. YKS de yapılmadan herkes istediği bölüme gidebilir” tezini ısrarla ve hararetle savunan hanıma, bunun mümkün olamayacağını anlatmaya çalışan genç arasındaki diyaloğu zihninizde canlandırmanız yeterli olacaktır.

Eminim aklınızdan şu soru geçmiştir:

            - Sizler neden müdahale etmediniz? Neden seyirci kaldınız?

Müdahale etmez olur muyuz? Sınavdan erkenden çıkan oğlunu alıp, aracını çalıştırdığında yükselen müzik sesi için“babaya!” müziği kapatıp uzaklaşmasını istediğimdeki bakışını tarif edemem. Hele de sınavın devam ettiğini söylediğimde öyle bir “haaa!” çıktı ki… Çevredeki insanların, benimle aynı fikirde olduklarını ifade eden bakışları babanın! üzerinde toplanmasa…

Anne karnından mezara kadar eğitim ama yeri ve zamanı bazen uygun olmuyor. Böyle zamanlar için emniyetten arkadaşların müdahalesi daha doğru olacaktır.

Ve sınavın bitişine yaklaşık 20 dakika kala okulun tam karşısında (arada cadde var) bulunan minareden yükselen ezan sesinin sınıfın duvarlarında yankılandığına eminim. Açıkçası bu konuda çok tereddüt ettim. Tam bir şey yapmayacaktım ki kendimi tutamadım, doğru camiye… İmam efendi içeride. Cübbeyi giymiş, sarığı düzeltiyor…

- Hocam bakar mısınız? Karşıda sınav devam ediyor. Hoparlörü biraz kıssak.Ya da hep kapatsanız, diğer camilerden duyuluyor zaten.

Bir süre anlamlıca! yüzüme baktı, duyduğundan emin değildi sanki. Sanırım gezi olaylarına, 15 Temmuz’a gitti geldi. Yüzüme karşı bir şey demedi. Ama aklından ne geçirdi? Gıybetimi etti mi? Bilmiyorum. Ettiyse de hakkım helal olsun, nazik bir konu olduğunun farkındayım.

Sınav zamanlarında, yakın camilerde ses şiddeti kaç desibel olabilir, sınav öncesi yapılan hazırlıklara ses sistemleri de eklenebilir mi? Yakın camilerde hiç hoparlör kullanılmasa-doğal ses  ile okunsa nasıl olur, bilmiyorum.

Bildiği ve inandığı gibi yaşamaya çalışan vasat bir Müslümanım elhamdülillah. İlahiyatçı değilim. Konuyu uzatmak, hüküm vermek,           hele de art niyetli uygulamalara kapı aralamak istemem. Allah’a sığınırım.

Rahmetli Mehmet Şevket Eygi hocamız zaman zaman konuya değinirdi. Kabul etmeliyiz ki kimi camilerimizin ses sistemlerinin elden geçmesi gerekiyor.

Tüm zamanlar için söylüyorum: Ezan bir çağrıdır! Ezan bir davettir! Nasıl çağırdığımızı, ne kadar etkili olduğumuzu, davetimiz karşılık bulmuyorsa sebeplerini uzun uzun düşünmeli, çözüm üretmeliyiz. Ve öyle bir çağrıda bulunmalıyız ki ses kalitesi, tınısı, makamı, ruhu, manası …ile gönüllere işlemeli… Gayrimüslim dahi meftun olmalı bu çağrıya…

 

ÖSYM, Diyanet İşlerimiz ile bir araya gelip, sınav saatini ezana göre ayarlasa ne olur?

Daha ileri gidilirse, yüz yüze sınav yerine, uzaktan onlayn! sınav olamaz mı?

Kızımı beklerken aklımdan geçenler ve yaşadıklarım bunlar. Belki ben kızımdandaha çok heyecanlıydım ve gereksiz hassasiyet gösteriyordum. Olabilir. Saygılarımla…

Bu yazı 902 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar