Reklam
Reklam
6. "ÜSTÜN İNSAN, DÜŞÜNMEYE ZAMAN AYIRIR".
AYDIN ALAS

AYDIN ALAS

6. "ÜSTÜN İNSAN, DÜŞÜNMEYE ZAMAN AYIRIR".

03 Aralık 2021 - 17:52

6. “ÜSTÜN İNSAN, DÜŞÜNMEYE ZAMAN AYIRIR”.

Bir yargıya varmak amacıyla, aklımızdakileri bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve zihninde göz önüne getirmek şeklinde tanımlanabilir. Kanadalı bilim adamlarının yaptıkları bir araştırmaya göre, ortalama bir insan zihninde bir gün içinde 6.200 düşünce oluştuğunu ortaya çıktı.

Seçici olmak zorundayız

Düşünce işte canım! Deyip geçmemek gerekiyor. Bizim tüm eylemlerimiz, eserlerimiz, alışkanlıklarımız, başarı ya da başarısızlıklarımız bir zamanlar sadece bir düşünceden ibaretti. Bu nedenle düşündüğümüz şeylere mümkün mertebe dikkat etmek zorundayız.

Bir insan nasıl ki kirli yerlerde gezindiğinde üstüne başına kir, toz ya da herhangi bir pislik bulaşma imkânı yüksekse, aynen bunun gibi de, kirli(negatif) düşüncelerin üzerinde durduğumuzda ya da olumsuz düşüncelere sahip olan insanları dinlediğimizde o negatifliğin bize de sirayet etmesi çok yüksek bir ihtimaldir.

Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından keyif alır

Her düşüncenin bir ağırlığı vardır. Pozitif düşünen insanlar bu ağırlığı keyifle taşıyabiliyorken negatif düşünen insanlar ise bu ağırlığın altında ezilebiliyorlar. Kimileri için çok basit bir olay, farklı bir insan için içinden çıkılmaz bir krize ya da yıkıma yol açabiliyor.

Sanım Shakespeare’in bu konuda söylemiş olduğu cümle, konuyu çok güzel özetler niteliktedir: “İyi ya da kötü diye bir şey yoktur, sadece düşünce onu öyle yapar”. (William Shakespeare)

Bugün düşünceleriniz için ne yaptınız?

Her gün besleniyoruz. Çünkü her gün enerji kaybediyoruz. Bununla beraber vücudumuzun enerji kaynaklarına ihtiyacı var. Nasıl ki vücudumuz için gerekli olan enerjiyi temin etmenin bir yolunu bir şekilde buluyor ya da bulmaya çalışıyorsak, aynen bunun gibi de düşüncelerimiz için de doğru enerji kaynaklarını bulmak zorundayız.

İnsan pozitif düşündüğünde çok daha mutlu ve huzurlu oluyor. O zaman haydi gelin bundan sonra hep birlikte pozitif düşünelim desek, eminim bunun 24 saatten fazla bir etkisi olmayacaktır. Çünkü hayatımızda çok fazla negatife maruz kaldığımız bir gerçek. Siyaset, haberler, yaşanan trajediler, dramlar, ekonomi vb. Birçok şey düşüncelerimizi etkiliyor aslında. O zaman yapılacak en mantıklı şey, düşünce kalıplarımızı yönetmek ve değiştirmek olacaktır. O halde işe bizi hedefe ulaştırmayan düşüncelerden kurtularak başlayabiliriz.

Düşünce gücü

Düşüncelerinizi kullanarak istediğiniz her şeyi yapabilseydik nasıl olurdu? Güzel olurdu dediğinizi duyar gibiyim. Aslında bu mümkün… Ve elbette ki ustalık gerektiriyor.

Uzun zamandır düşünce gücü üzerinde çalışıyorum ve gerçek manada ilerleme kaydettiğimi keşfettim. Yıllar önce JACK ENSİNG ADDİNGTON’un “%100 düşünce gücü” isimli bir kitabını okumuştum. O kitapta bunun formülü anlatılıyordu. Herkese de alıp okumalarını tavsiye ediyorum. Düşüncelerimizin hayatımız üzerinde %100 etkisi var. Üzerinde çalışıp antrenman yapmanız durumunda bu etkiyi mutlaka ama mutlaka hissediyorsunuz.

Düşün ve mutlu ol

Her insanın gizli veya açık amacı mutlak mutluluktur. İnsan yaradılış gereği haz ve mutluluk peşinden koşar. Kimisi o mutluluğu maddede ararken, kimisi manada arıyor.

Gerçek anlamda mutlu olabilmek için anda yaşamak gerekmektedir. Geçmişten gelen düşünceler bizde korkuya yol açarken, gelecekten gelen düşünceler ise bizde kaygıya yol açıyor. Bir dakika sonrasına bile elinde senedi olmayan insanoğlu sanki 1000 yıl dünya da kalacakmış gibi planlar yapıyor. 2 dakikalık haz için başka birinin bedenini gasp ediyor! 3 kuruşluk menfaat için suçsuz birinin canına kast ediyor… Tüm bunların asıl sebebi, birinci makalemizin konusu olan kendini bilmemek ve rabbini tanımamaktan ileri geliyor.

Oysa insan kendini tanısa, rabbine dönüp tövbe etse ve affedileceğini bilerek yaşamını en doğru biçimde yaşamaya başlasa, eskisinden kat kat daha mutlu olacağı ortadadır.

Ölüm bir son değil yeni bir başlangıçtır. Birçok insan ölümü düşündüğü için mutlu olamıyor. Ölüm kelimesini duymaktan bile kaçınıyor. Cenaze merasimlerinde sadece orada bulunmuş olmak için bulunuyor ve bunu sıradan bir olaymış gibi görüyor. Oysa her cenaze bize bir mesaj vermeli. Dönüp dolaşacağımız ve gelebileceğimiz en son kariyer musalla taşının üstüdür. İnsan akıbetinden emin olamadığı ve hedefi göremediği zaman çabalamaktan da vazgeçiyor. Bu yüzden üzerine düşen manevi sorumluluklarını yerine getirmek konusunda bir türlü motive olamıyor.

Oysaki rabbinin çok merhametli ve bağışlayıcı olduğunu düşünen insan, kendi vazifelerini yerine getirmek için adım attığında çok daha mutlu oluyor.

Teslim ol ve rahatla

Uzun bir yolculuğa çıktığınızı hayal edin. Daha önce hiç gitmediğiniz bir şehre gidiyorsunuz. Ailenizle birlikte arabanıza bindiniz ve yola koyuldunuz. Eğer yolu bilmiyorsanız ya bir bilene sorarsınız ya da navigasyon cihazından yardım alırsınız. Çünkü o size en doğru ve en kısa yolu gösterecektir.

İnsanoğlu olarak bizler uzun bir yolculuğa çıktık. Başlangıç noktası Kalu bela, sonra ana rahmi ve ardından dünya hayatı, berzah hayatı ve sonra da ahiret hayatı diye devam eden uzun ince bir yoldayız… İnsan tanımadığına yabancı, bilmediğine düşmandır. Rabbini bilmeyen bir insan, dünya ahiret denklemini kuramayacak ve bu bağlantıyı çözemediği için de kendi içinde sürekli olarak tarifini anlamlandıramadığı bir boşluğun esiri olarak devam edecek hayatına. Bu esaretten kaçabilmenin çözümünü ise, eğlencede ve gününü gün etmede bulmaya çalışacaktır kendince... İçindeki sesten kurtulmak için çabalayacak, ancak nefes alıp verdiği müddetçe bunu asla başaramayacak. Aslına bakarsanız o sesten kurtuluşun bir formülü var: Teslim olmak. Aynen nizamiyeye girer gibi, askerliğe ilk adımımızı atar gibi teslim olmak ve askerliğin gerekliliğini yerine getirmek bizi rahatlatacaktır. Ve bir gün o terhis tezkeresini elimize aldığımızda, askerliği şeref madalyasıyla bitirmenin ve rabbimize kul olmanın emniyeti içerisinde bize vaat edilen yere doğru sevk olunacağız.

Düşünce ile ilgili ayetler

Bilim adamlarının bir insanın günde 6.200 düşünce ürettiğini söylemiştik. Peki, o zaman Rabbimiz yüce kitabında niçin bize sürekli düşünmemiz gerektiği öğütlüyor? İnsanın aklına günde binlerce düşünce geliyor, fakat insan yine de asıl düşünmesi gereken şeyleri düşünmüyorsa, gerçekten düşünmemiş diyebiliriz? Bir insan kendi akıbetini düşünmüyor, iman edip rabbine teslim olmamak için direniyorsa hak katında kıymeti yoktur. Diğer taraftan sade, düz bir insan samimi bir kalple Allaha yönelir, iman eder ve ona göre yaşarsa yaratıcı tarafından sonsuz ve huzurlu bir hayatla ödüllendirilir.

Çünkü bu Dünya’nın esas amacı, insanın rabbini bulması ve ibadet etmesidir. Onun dışındaki bütün her şey talidir. Rabbimiz bu nedenle kitabında insanlığa hitaben şu cümleleri sıklıkla kullanıyor. Kuran’ı kerimde Rabbimizin en fazla sitem ettiği ve üzerinde durduğu şey: insanların yeterince akıl etmemeleri konusudur. Eğer üstün insan olmak istiyorsak, bizi asıl hedefe götürebilecek düşünceleri seçmeli ve bu düşünceler üzerine yoğunlaşmalıyız.

Yasin Suresi

“Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Hala düşünüp akıl erdiremiyor musunuz”? (62.)

“Kime uzun ömür verirsek biz onun gelişmesini tersine çeviririz. Hiç düşünmüyorlar mı? (68.)

Bakara Suresi

“Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirip de ölü haldeki toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir toplum için (Allah’ın varlığını ve birliğini ispatlayan) birçok deliller vardır. (164.)

“Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür. Yine sana iyilik yolunda ne harcayacaklarını sorarlar. “İhtiyaç fazlasını” de. Allah size ayetleri böyle açıklar ki düşünesiniz. (219.)

Değerli dostlarım. Allah’ı ne kadar çok düşünürsek o kadar az günah işleriz ve sevaplarımızı arttırırız. Şüphesiz ki her gün üşenmeden bu eylemi gerçekleştirmeyi başarabilenler, finalde üstün bir insan olarak cenneti ve onun rızasını kazanmış bir biçimde başarıya ulaşacaktırlar.

Sonraki yazımda görüşmek dileğiyle, kendinize çok ama çok iyi davranın.

Nedenleriyle birlikte 32 Farz kitabının yazarı

Aydın ALAS

Bu yazı 7736 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar