Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mukaddes Kılıç Sağlam, bebekler ve küçük çocuklarda sıklıkla görülen rota virüsü hakkında bilgilendirmede bulundu.
Rota virüsü enfeksiyonlarının genellikle sonbahar ve kış aylarında daha sık görüldüğünü ancak yılın her döneminde ortaya çıkabileceğini ifade ederek konuşmasına başlayan Dr. Öğr. Üyesi Mukaddes Kılıç Sağlam, “Şu anda hastanemizde rota virüsüne bağlı yatışlar sık görülüyor olsa da bu sayıların önceki yıllarla benzer düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle mevcut durumu bir salgın olarak değerlendirmek doğru olmaz.” dedi.
“En Riskli Grup 2 Yaş Altı Çocuklar”
Rota virüsünün en sık, bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmediği 2 yaş altı bebeklerde görüldüğüne işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Sağlam, “Ancak genel olarak 5 yaşın altındaki tüm çocuklar risk altındadır. Özellikle kreş ve anaokulu gibi toplu yaşam alanlarında virüs kolay yayıldığı için bu yaş grubunda enfeksiyon daha sık karşımıza çıkar.” şeklinde konuştu.
Rota virüsünün en yaygın belirtilerinin ishal, kusma, ateş ve karın ağrısı olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Sağlam, bu tabloya zaman zaman dışkıda kan görülmesi, ağız ve boğazda kuruluk, uyku hali, iştahsızlık, yorgunluk, halsizlik ve baş dönmesinin de eşlik edebildiğini kaydetti.
“Sıvı Kaybı Hayati Risk Oluşturabilir”
Ailelerin özellikle sıvı kaybı belirtilerine dikkat etmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Sağlam, “Ağız kuruluğu, gözyaşında azalma, idrar miktarında belirgin düşüş, dalgınlık ve genel durum bozukluğu gibi bulgular varsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Özellikle küçük çocuklarda sıvı kaybı hızlı gelişebileceği için bu belirtiler önem taşır.” dedi.
Rota virüsü enfeksiyonunun genellikle 3 ila 7 gün içinde kendiliğinden düzeldiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Sağlam, bu süreçte özellikle kusma ve ishale bağlı sıvı kaybı riskine dikkat çekerek “Hastalığın ağır seyretme riski; özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde, bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklarda ve yeterli sıvı alamayanlarda daha yüksektir. Ayrıca prematüre doğan bebekler ve kronik hastalığı olan çocuklar da riskli grupta yer alır. Bu nedenle bu çocukların daha yakından izlenmesi önemlidir.” ifadelerini kullandı.
Bulaşma Yolları ve Korunma
Rota virüsünün öncelikle dışkı yoluyla bulaştığını belirten Sağlam, “Kontamine yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi, el-ağız teması, kişisel eşyaların ortak kullanımı ve ellerin yeterince sık ve doğru yıkanmaması bulaşmayı kolaylaştırır. Ayrıca virüs; kapı kolları, oyuncaklar ve diğer sert yüzeyler üzerinde uzun süre canlı kalabildiği için bu yüzeyler aracılığıyla da yayılabilir.” dedi.
Ev içinde bulaşmayı önlemek için el hijyenine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Sağlam açıklamasında, “Çocuğun altı değiştirildikten sonra eller mutlaka sabun ve suyla yıkanmalı, sık temas edilen yüzeyler ve oyuncaklar düzenli olarak temizlenmelidir. Kişisel eşyaların ortak kullanılmaması ve hasta çocuğun mümkünse bir süre diğer çocuklardan ayrı tutulması bulaş riskini azaltacaktır.” ifadelerine yer verdi.
“Tedavide En Önemli Nokta Sıvı Desteği”
Rota virüsü tedavisinde en önemli yaklaşımın kaybedilen sıvının yerine konması olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Sağlam, “Hastalığın en önemli riski sıvı kaybıdır. Bu nedenle çocuklara bol sıvı verilmesi, mümkünse oral rehidratasyon solüsyonlarının kullanılması büyük önem taşır. Antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur.” dedi. Hafif ve orta şiddetteki vakalarda evde bakımın yeterli olabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Sağlam “Ancak ağızdan sıvı alamama, sürekli kusma, idrar miktarında belirgin azalma, ağız kuruluğu, gözyaşında azalma, dalgınlık, yüksek ateş veya genel durum bozukluğu varsa vakit kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır.” uyarılarında bulundu
“Aşı Ciddi Vakaları Büyük Oranda Önler”
Rota virüsü aşısının özellikle 2 yaş altındaki bebekleri ciddi hastalıktan korumada etkili olduğunu ifade eden Sağlam, “Ağız yoluyla uygulanır ve genellikle 2–3 doz olarak programlanır. Aşının en önemli faydası, ağır seyreden ishal ve kusma nedeniyle hastaneye yatış gerektiren vakaları büyük ölçüde önlemesidir. Aşı, hastalığı tamamen engellemese de ciddi vakaları yüzde 85–95 oranında önleyerek önemli bir koruyucu etki sağlar. Aşılı çocuklarda hastalık genellikle daha hafif geçer ve komplikasyon riski düşüktür.” ifadelerini kullandı.
“Aşısız Çocuklar Büyük Risk Altında”
Aşı yaptırılmayan çocukların özellikle 2 yaş altında ciddi risk altında olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Sağlam, “Bu durum hızlı sıvı kaybına, hastaneye yatış gereksinimine ve nadiren de olsa hayati komplikasyonlara yol açabilir. Servisimizde yatış yaparak izlediğimiz rota virüs vakalarının tamamı aşısız çocuklardan oluşmaktadır.” dedi.
Aşılanmamış çocuklarda hastalığın daha ağır seyredebildiğini ve bulaş riskinin yüksek olduğu uyarısında bulunan Öğretim Üyesi, “Ayrıca küçük kardeşler ve okul/kreş ortamındaki diğer çocuklar için de yayılma riski artar. Bu nedenle aşı, hem bireysel hem de toplumsal koruma açısından kritik öneme sahiptir.” şeklinde açıklamasını tamamladı.




YORUMLAR