Reklam
Reklam
Allah'ın verdiği canı yine Allah alır!
İlhami Atasever

İlhami Atasever

Halkın Kürsüsü

Allah'ın verdiği canı yine Allah alır!

24 Temmuz 2022 - 14:00

Allah'a ortak koşma günahından sonra en büyük günah, adam öldürmek, Allah Teâlâ'nın en güzel surette yarattığı ve kâinattaki her şeyi hizmetine sunduğu insana haksız yere kıymaktır. İslam'a göre herkes yaşama hakkına sahiptir. Bu hakkı insana yüce Allah vermiştir. insanı bu haktan mahrum etmeye, Allah'tan başka hiç kimse yetkili değildir. Bunun için başkasını haksız yere öldüren kimse büyük günah işlemiş olur. Haklı bir sebep olmadan başkasını öldürmek dinimize göre insanlık suçudur. Bir insanı öldürmek, bütün insanları öldürmek gibi günahtır.

Geçtiğimiz günlerde basında; “Konya’da bir doktor, bir başka hastanede güvenlik görevlisi olarak görev yapan bir kişi tarafından katledilmiş ve daha sonra da aynı kişi kendi canına kıymıştı.” şeklinde bir haber çıkmıştı.

Doktor Ekrem Karakaya'nın canına kıyıldığı günden sonra cenaze merasiminin yapıldığı 7-8 Temmuz günlerinde Türk Tabipleri Birliği tarafından 2 günlük iş bırakma eylemi yapılmıştı. Eylem yapıldığı günlerde hastanelere muayene için giden hastalara muayene yapılmayacağı söylenmişti. Hastanelere muayene için giden bu hastalar bu cevabı alınca içlerinden ne düşünmüşlerdir acaba?

Empati yapıp söyleyelim. “Öylemi? Hay Allah. Ben öyle olduğunu bilmiyordum deyip mahcup bir şekilde hastaneyi mi terk edip giderlerdi, yoksa şehit olan doktorumuz için üzülür, iç dünyalarından bir de Fatiha okuyup Allah rahmet eylesin, Allah yakınlarına sabırlar versin.” Doktoru şehit eden kişi için de “içlerinden beddua ettikten sonra iyi de bunda bizim suçumuz, kabahatimiz ne? Biz bugün muayene olmak için kaç gün öncesinden randevu almıştık, uzaktan da geliyoruz, neden muayene olamıyoruz” şeklinde mi düşünmüşlerdir?!

Öyle ya hastaneye muayene için giden hastaların, hayatına son verilen doktor veya doktorun hayatına son veren kişiyle ne alakası olabilir? Muayene için hastaneye gelen hastalar ne hayatına son verilen o doktoru tanır, ne de o doktoru katleden güvenlikçiyi!

Her meslek önemlidir ve değerlidir. Bir ülkede görev yapan tüm doktorlar, öğretmenler, polisler, askerler, avukatlar, savcılar, hakimler görevi başında öldürülen meslektaşları için o ülkede iş bırakma eylemi yaparlarsa ne olur o ülkenin hali? Böyle bir üzüntüyü yaşarken, hastanelere giden hastalarımızı da düşünmek onları da mağdur etmemek ve bu konuda özellikle daha dikkatli olmak gerekmez mi?

Doktor Ekrem Karakaya'nın canına kıyılması ve Türk Tabipleri Birliğinin 2 günlük grev kararından sonra Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın; Sosyal medyada dolaşıma sokulan, "Aylar önceki üzücü şiddet olayları yeni yaşanmış gibi servis ediliyor. Hastaları mağdur gösterme amaçlı eski videolar tekrar yayınlanıyor. Hekimlerin halkına bağlılığını sorgulayan ifadelere rastlanıyor. Bu kasıtlı davranışlara vereceğiniz en iyi cevap, dikkate bile almamaktır." Şeklindeki ifadeleri dikkat çekiciydi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Konya Şehir Hastanesi'nde görevi başında canına kıyılan kardiyoloji uzmanı Dr. Ekrem Karakaya'nın, Kayseri'nin Develi ilçesindeki cenaze merasimi sonrasında şöyle konuştu “Bugün tarifsiz bir acı yaşıyoruz. Başkasını yaşamını korumak için yemin eden bir hekimimizin canına kıyıldı. Bir baba, bir evlat, bir eş, bir hekim kardeşimizi hayattan kopardılar. Cahilce katledildi. Şehidimiz Dr. Ekrem Karakaya'ya Allah'tan rahmet diliyor, ailesine, yakınlarına, sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz. Terörle verdiğimiz sınavı hep birlikte sağlıkta şiddet için de vereceğiz. Hiçbir hekim arkadaşım, hiçbir çalışan arkadaşım asla yalnız olduğunu hissetmemeli. Devlet iradesinin, bütün gücüyle yanımızda olduğunu bilelim. Vatandaşlarımıza, halkımıza, özellikle hekim arkadaşlarımıza, sağlık çalışanlarımıza daha çok saygı ve özellikle önemli bir tutum bekliyorum. Sağlık çalışanlarımıza, hekim arkadaşlarımıza kalkan her el toplumumuzun, halkımızın canına kast etmiş anlamına geliyor. Milletimizin başı sağ olsun.”

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, merhum doktorun annesi Zekiye Karakaya ve ağabeyi Mehmet Murat Karakaya ile telefonda yaptığı görüşmede, “Doktor Ekrem Karakaya’nın menfur bir saldırı sonucu vefat etmesinden büyük üzüntü duyduğunu ifade ederek, merhuma Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi. Erdoğan, doktorlara ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi ve en üst düzeyde cezalandırılması için gereken adımları en güçlü şekilde atmaya devam edeceklerini” belirtti.

Allah’ım! Aklımıza mukayyet ol, bizlere akıl sağlığı ver. Milletimizi tüm kötülerden ve kötülüklerden koru. Hayatına son verilen görev şehidi kardeşimiz bizim evladımız, canımız, ciğerimizdir. Allah doktor

kardeşimize rahmet eylesin, annesine, babasına, eşine, çocuklarına, yakınlarına sabırlar versin. Allah böyle bir acıyı hiç kimseye yaşatmasın.

Yazımı, kendisi de bir hekim olan Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın; “Bir doktorun, 'Bu hasta da sancıları hak ediyor' dediği duyulmuş mu? 'Ama doktorlar da şiddeti hak ediyor' cümlesi, suçun, kıymet bilmezliğin ta kendisidir. Doktorlar saygıyı hak ediyor. Biz saygımızı gösterelim" ifadesiyle sonlandırmış olalım. Hoşça kalın.

Bu yazı 3577 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar