Reklam
Reklam
 YALANCININ MUMU YATSIYA KADAR YANAR
Bahadır KIBRIS

Bahadır KIBRIS

BAKIŞ AÇISI

 YALANCININ MUMU YATSIYA KADAR YANAR

22 Ağustos 2017 - 10:33

     Müslüman olarak bizim ilkemiz; Doğrululuk ilkesidir. Müslüman samimi ve dürüst kimseyi kandırmayan,  yaptığı işi adam gibi yapan, her yönden güvenilir emin insandır. Biz kendimiz dürüst olursak ailemiz dürüst olur. Aile dürüst olursa toplum dürüst olur. Toplum dürüst olursa Devlet dürüst olur. 

    En önemli büyük günahlardan birisi de, "yalan" söylemektir. Bu günah da maalesef çok büyük, tehlikeli ve önemli olmasına rağmen insanlar arasında en yaygın günahlardan birisidir.  Yalancılığın ne kadar kötü ve büyük bir günah olduğunu açıklamadan önce İslam'da dürüstlük ve doğruluğun önemi üzerinde biraz durmak uygun olacaktır.
     İslam açısından her şeyde doğru olmanın ve doğru söylemenin ne derece önemli olduğunu Kur'an'ın bir çok ayetinde Allah yalancılarla değilde sadıklarla beraber olmamızı emrediyor. Allah doğruların yardımcısıdır. 

    Yine İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmaktadır: "Kişinin namaz kılıp oruç tuttuğuna aldanmayın. Çünkü namaz ve oruç onun için bir alışkanlık haline gelmiş olabilir. İnsanları doğru söylemeleri ve emaneti eda etmeleriyle tanıyın."
    Yine şöyle buyuruyor: "Dili doğru söyleyenin ameli de temiz olur. Resul-i Ekrem (s.a.a) de doğru konuşup emaneti eda eden kimselere şefaat vaad etmiştir. Hz. Ali'ye ettiği vasiyetlerin başında da doğru söylemek gelmektedir."
    Hz. Ali (a.s) da şöyle buyurmaktadır doğruluk hakkında: "Her zaman doğru konuşun; çünkü o kurtarıcıdır."
     Bunlar İslam'ın doğruluğa verdiği önemi açıkça ortaya koymaktadır. Fakat bundan da önemlisi İslam'ın yalan ve yalancılık hakkında yaptığı tehdit ve sınamalardır ki onlara dikkat edildiğinde  bu günahın ne kadar büyük ve önemli  olduğu anlaşılmaktadır.
    Kur'an-ı Kerim yalancıları Allah'ın ayetlerine iman etmeyen ve Allah'ın hidayetinden mahrum kalan kimseler olarak tanıtmaktadır. Onların akıbeti hakkında da şöyle buyurmaktadır: "Kıyamet günü Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün."
     Evet yalan söylemek insanın fıtratına ters düşen bir şeydir. Zira çocuklar dahi yalan söyleyenden hoşlanmazlar ve rahatsız olurlar. En ufak bir çocuğa dahi gel sana elma vereyim deyip de geldiğinde vermezsen senden nefret eder. Bütün semavi dinlerde bile yalan en şiddetli şekliyle kötülenerek kınanmıştır.
     Bu günah görünüşte basit, hiçbir zorluğu olmayan, her hangi bir masrafı ve harcı olmayan, her mekan ve zamanda kolayca işlenebilen, fakat batında çok büyük ve önemli olan bir günah olduğu için, insanın son derece dikkatli olması gerekir.  "Eğer bütün kötülük bir evde toplanırsa, o evin anahtarı yalan söylemektir."
    Resul-i Ekrem (s .a .a): "Bir mümin korkak ve cimri olabilir, ama yalancı olamaz."
    Hz. Ali (a .s): "Bir insan, yalanın ciddisini de şakasını da terk etmediği müddetçe, imanın tadını hissetmez."
    İmam Bakır (a.s): "Yalan imanı tahrip edip yıkar."
    Resul-i Ekrem (s.a.a): "Kurtuluşunuzu yalanda görseniz dahi ondan uzak durun; çünkü onda helak olmaktan başka bir şey yoktur."
     Evet İslam yalancılarla arkadaş olmayı bile yasaklamıştır.
     Dürüstlük bulunmaz bir veli nimettir. Buna sahip olmak için yalanın her türlüsünden uzak durmalıyız. 
 "Sakın yalancıyla dost olma; o, serap gibidir; yakını uzak, uzağı yakın gösterir. 
         Tehlikeyi  yalanda görseniz bile siz doğrulukdan ayrılmayınız. Unutmayalım ki yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış. 
           Yalansız temiz bir toplum dileklerimizle Allaha emanet olunuz.          

Bu yazı 1775 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar