Reklam
Reklam
Hak ve adalet portresi Hz. Ömer!
İlhami Atasever

İlhami Atasever

Halkın Kürsüsü

Hak ve adalet portresi Hz. Ömer!

10 Haziran 2021 - 19:09

Hz. Ömer’in Halifelik Dönemi ve Sözleri

Hz. Ömer (r.a.), Hz. Ebubekir (r.a.)’ın vefat etmesinin ardından ikinci halife olarak görev yaptı. Mısır, Suriye, Irak ve İran’ı İslam toprakları içerisine dahil etti. İskenderiye, Horasan, Ermenistan, Azerbaycan ve Kudüs Hz. Ömer (r.a.)’ın hilafet döneminde fethedildi. İslam ordularının almış oldukları topraklarda yaşayan halk İslam’daki güzel ahlak, adalet ve gördükleri davranış ile etkilenip kitleler şeklinde Müslüman oldu. Dininden dönmek istemeyen kişiler baskılara maruz kalmadı ve inanç hürriyetlerine kavuştular. Hz. Ömer (r.a.) fethettikleri İran şehirlerinde fazla kalmadan yeni şehirler kurulmasını istedi.

Hz. Ömer, İran şehrindeki lüks anlayışı ve çeşitli adetlerin Müslümanlar tarafından benimsenmesini istememişti. Fustati Kufe ve Basra gibi şehirler Müslümanlar için kuruldu. Hz. Ömer (r.a.) fethettiği verimli topraklarda yaşayan halkı yerinde bırakıp onlardan haraç aldı. Eğer halk yerine kendileri geçseydi ordunun verimi düşecekti ve ziraat tecrübeleri yoktu. Müslümanlara haraç, topraklarının alınması da yasaklandı çünkü o topraklardan gelen para tüm Müslümanlar için kullanılıyordu.

Devlet idaresinde çok sayıda ilke imza attı. İslam için Müslümanların hizmetinden dolayı maaş bağladı ve maaşlar senelik tahsisat olarak ödendi. Müminlerin emiri olarak isimlendirilmiş ilk kişi Hz. Ömer (r.a.) olmuştur. İlk defa Teravih namazı Ömer (a.s.) döneminde cemaat ile kılınmıştır. İlk kez Kuran’ı toplayıp iki kapak arasında bulundurulmasını teklif etti ve üzerinde çok durdu. İlk kez valiler ile toplantı yapmış, ilk kez yazılı karar almış, ilk kez İslam devletine ait olacak bir para bastırmıştı. Hz. Ömer (r.a.) pek çok ilke imza atmıştır. Hicretin ardından geçen 24. senede bir köle tarafından şehit edilerek 63 yaşında vefat etmiştir.

Yargının işleyişi!

Hz. Ömer (r.a.) dönemindeki en önemli gelişme ve değişmelerden birisi adli sahada yaşanmıştır. Örneğin ilk kez onun zamanında her vilayete kadı atanmıştır. Böylece yargılama yetkisi valilerden alınarak kısmen bağımsız mahkemeler olarak nitelenecek bir düzenleme yapılmış ve yargıçları doğrudan kendisi atamıştır. Ayrıca her ordu birliğinde de ayrı bir kadı görevlendirmiştir. Halife, göreve getirdiği kadıların davaları hangi esaslara göre yürüteceklerine dair önemli esaslar belirlemiştir. Özellikle Ebu Musa el-Eş'ari'ye gönderdiği mektup onun dönemindeki yargının işleyişi ve hukuki davaların hangi esaslara göre yürütüldüğüne dair önemli ipuçları vermektedir. Bu mektupta Halife, yargılamada Kur'ân'ın muhkem hükümlerini ve Hz. Peygamber'in sünnetinin esas alınmasını istemiştir.

Yargıcın tarafsız ve adil olmasına özellikle vurgu yapmıştır. Halifeye göre yargıç tarafsız ve adil olduğu zaman kendisini güçlü görenler, adalet karşısında yargıcın nüfuzundan korkar ve aynı zamanda zayıf olanlar da bu sayede haklarını alabileceklerine inanarak adalete sığınırlar... Şayet yargıç yanlış bir karar alırsa bedeli ne olursa olsun bu yanlıştan dönmelidir. Bunların yanı sıra yalancılığı belgelenmiş olanların şahitliklerinin kabul edilmemesini istemiş ve aksi sabit olmadıkça her Müslüman'ın şahitlik yapabileceğini belirtmiştir. Birçok talimat daha yer alan bu mektubun sonunda Halife, hâkimin görevinin Allah'ın rızk ve rahmet hazinelerini kulları arasında adaletle dağıtmak olduğunu dile getirmiş ve yargıçlık görevinin mesuliyetine vurgu yaparak mektubunu sonlandırmıştır.

Benimsediği yönetim anlayışı, özellikle yeni gelişme ve değişmelere paralel olarak İslam'ın hayata tatbiki konusunda sergilediği tutum, kendisine özgü yeni açılım veya yorumları, bu çerçevede serdettiği bazı fıkhi görüşleri veya içtihatları, keza kimi idari tasarrufları gibi hususlar Hz. Ömer (ra)’in nev-i şahsına münhasır kılan en önemli özelliklerinden bazılarıdır. Bu nedenle taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanmış ve Müslümanların gönüllerinde idealize edilen örnek gösterilen bir idareci ve Müslüman olarak taht kurmuştur.

Kaynak: Din ve Hayat, TDV-İstanbul Müftülüğü Dergisi, 2013 - Prof. Dr. İsrafil Balcı

Hoşça kalın.

Bu yazı 444 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar