Güneş batar, ufukta son bir kızıllık kalır,
Zaman bir kum saati, durmadan boşalır.
Dünya bir han gibidir, konan göçer bir gün,
Geriye sadece bir avuç hatıra kalır.
Ne saraylar kalıcı ne taht ne de taç,
Her ruh bu son yolculuğa elbet muhtaç.
Ecel kapıyı çalar, sormaz hiç vaktini,
Kapatır ansızın gözlerdeki o son ferini.
Toprak kucak açar, sarmalar bedeni,
Unutturur sana dertlerini, kederini.
Bir derin uykudur bu, rüyasız ve sessiz,
Bırakır arkasında hayatın her izini.
Ölüm bir son değil belki de asıl uyanış,
Yalan olan dünyadan, hakikate uzanış.
Gönül huzur bulursa eğer şu kısa ömürde,
Menzile varış olur, değil bir aldanış.



YORUMLAR