Reklam
Reklam
VALİ DAĞLI’DAN UYARI “HAL İLE” …!
Erol TAYHAN

Erol TAYHAN

VALİ DAĞLI’DAN UYARI “HAL İLE” …!

15 Aralık 2016 - 10:05

Geçtiğimiz günlerde Düzce Valisi Zülkif Dağlı “Halk Günü” toplantısı düzenledi. Yanına iki vali yardımcısını da alarak tüm daire müdürlerinin de hazır bulunduğu “Halk Günü” toplantısına halkın ilgi göstermemesi değişik şekillerde yorumlandı...Vali Dağlı, Düzce’ye ilk geldiği gün “kapım halka açık olacak” dediğinde ne söylemek istediğini sergilediği böyle toplantıyla daha iyi anlamış olduk..O açıdan bugüne kadar hiçbir valinin gerçekleştiremediği bir toplantıyı uygulamaya koyduğu için takdirle karşıladığımı belirtmek isterim.

“Halk Günü” toplantıları bugüne kadar siyasi parti tandanslı (seçilmiş) belediye başkanlarının ve kısa süreli de olsa bazı milletvekillerinin tercih ettiği bir yöntemdi…Ama o da unutulur oldu. O yüzden Vali Dağlı’nın yapmış olduğu bu “Halk Günü” toplantısını iyi okumak ve iyi algılamak gerekiyor.

Valilik makamı her zaman söz ile “bağırıp çağırmayla, talimatla” veya “sarı zarf uzatarak” yapılan bir uygulama yöntemi değildir.. Zaman zaman da işte böyle: “eylemle, icraatla, göstererek, gözeterek, yaşayarak, yaşatarak, hal ve hareketle ” kısaca “hal ile“ de yapılması gereken bir makamdır.. Valiler zaman zaman bu şekilde yol yöntem gösterebilmeliler. Hani büyüklerimiz “her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” dememiş boşu boşuna değil mi …! Düzce’nin 10. Valisi Zülkif Dağlı’nın da yoğurt yiyiş tarzı bu…Bana göre olması gereken de bu…!

Vali Dağlı’nın tertiplediği “Halk Günü “ toplantısı bu açıdan dikkate alınması gereken ve üzerinde durulması gereken özellikleri içinde barındıran bir uygulama tarzı olarak ele alınması gerekiyor. İncelenmesi ve irdelenmesi gerekiyor…

“Halk Günü” toplantısı valinin “kapım halka açık olacak” sözünün ilk uygulanış şeklidir bir kere…O yüzden yapılan toplantı verilen bir sözün, bir idealin uygulanış sekliydi aslında…Ama tabii ki bu tür toplantılara alışık olmayan halkımız böyle bir toplantıyı algılamakta zorlandığı da ortada. O yüzden endişeyle baktığı, anlayamadığı ve algılayamadığı böyle bir toplantıyı, (belki) ciddiye almadı.

Çareyi gitmemekle buldu.…

Neden!

Cevabı uzun bir soru ancak kısaltarak izah etmeye çalışayım.

Çünkü vatandaş böyle bir eyleme hazır değildi. Halk, yeni Vali’nin bu tür bir toplantıyı neden yaptığını çözmekte zorlandığı gibi anlamakta da zorlandı.

Bugüne kadar olmamış bu tür bir toplantının ilkinde halkın böyle ilgisiz davranışını o yüzden normal karşılamak gerekir. Vali de dikkat ederseniz bu konuda

hiçbir yorum yapmadı. Televizyonlara “halk neden gelmedi” demedi. “Salon niye boş” da demedi. Sonucu sükunetle izledi o kadar…!

DEVLET HAZIR VE NAZIR, MİLLET…!

Aslında duyurulması da yeterli değildi ...Gerçi belediye anonsuyla veya valiliğin araçlarıyla köy-köy mahalle –mahalle dolaşılacak bir durum da değil tabii ki …Burada yerel medyanın önemi ve gereği ortaya çıkıyor. “Toplantıya sadece Vali mi katılacaktı yoksa daire müdürleri de katılacak mıydı”? Bu da net değildi…

“Halk soru sorabilecek miydi, ferdi sorular ve sorunlar dikkate alınacak mıydı! Sorular yazılı mı yoksa sözlü mü alınaçaktı…!

Daire müdürleri vardı da vatandaş niçin yoktu!

İşin özü “Devlet hazır ve nazırdı ancak millet yoktu”

Sebep tek değil aslında. Halk bir kere bir valinin böyle bir toplantı yapmasına alışık değildi… Şu algıda yaygın: “Bu tür halk günü toplantılarında hiçbir sonuç elde edilmez, zaten sorun da çözülmez…”!

“Kötü bir algı” ama maalesef öyle. Mikrofonu eline alan başkan bugün kadar konuşmuş konuşmuş gitmiş kafa şişirmiş.! Konuşması gereken dinlenmemiş... Halk da “nasıl olsa her sorun bu salonda kalır çözülmez” anlayışından kurtulamamış .Sadece “aksi sorular sorulmuşsa, gazeteciler de toplantıyı sonuna kadar takip etmişse medyaya malzeme olmuş…Hepsi o kadar…!

Gerçi salonun da konumu buna uygun olmadığı için oturma düzende dizayn edilememiş. Soruyu soranla sorunun muhatabı da aynı sıralarda arka arkaya veya yan yana oturmak zorunda kalmış..Soruların muhatabı tabi ki Vali’ydi ancak “soruyu soranla soruyu cevaplandıran daire müdürlerinin aynı koltukta yanyana veya arka arkaya oturması, soru soranı da cevaplandıranı da olumsuz etkileyen bir faktör…

KONUŞMAK BAŞLANGIÇTIR…

Gelelim “konuşarak, anlatarak sorun çözme yöntemi”ne…

”Kal ile “… Kelimelerle sorun çözme tek başına tabii ki yeterli değil ancak ”konuşmak, hiç konuşmamaktan veya hiç konuşturulmamaktan iyidir” bunu da unutmamak lazım. Derdi olan konuşursa, kimseye çatamaz, kimsenin arkasından da konuşamaz…Dedi-Kodu’yu önleyen bir faktördür konuşmak… “Siz konuşmayandan korkun. Konuşandan zarar gelmez.” Sinsiden korkun…!

O imzasız dilekçe yazan hainler nerde, sağda-soda atıp tutan oyun bozanlar nerde…! Gelmezler…Gelirlerse birilerin “foyası ortaya çıkacak” onun için gelmezler…! Gelirse olur mu o zaman sokakta veya kahvehanede dedi-koduyu kim yapacak…! O yüzden gelmezler gelmeyecekler de hiçbir zaman…!Ama biz doğru bildiğimiz yönteme devam etmek zorundayız..!

Vali Zülkif Dağlı’da inandığı yöntemi uyguladı: ”Kal ile değil Hal ile”…

”Anlayan anlar”

Toplantıyı tertipleyen vali aslında bunları sorgulamaz. O’nun görevi “toplantıyı organize etmek”!

“Herkes görevini adam gibi yapacak”! Devlet ve millet olarak…Düzceli olarak, Vatandaş olarak , halk olarak …En iyisini ve en güzelini bulmanın azmi içinde mücadelemiz sürecek…!

Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldamadan sırlara ulaşılmaz !...

Dil ağızla çözülür. İnsan olmanın gereğidir “konuşmak”…İnsan, ancak konuşarak duygularını düşüncelerini ifade edebilir… Neden duygularınızı sineye çekiyorsunuz ki, neden yetkililer karşınıza gelmişken soru sormaktan kaçıyorsunuz ki ! İşte size “adam gibi bir imkan”…Konuş…! Halk Günü’nde konuş…

VERİLMEK İSTENEN MESAJ…!

Düzce’nin yeni valisi Zülkif Dağlı, bugüne kadar bürokrat olarak pek rastlanmayan bir uygulamayla bir “ilk”i gerçekleştirdi Tabii ki herkes istediği gibi yorumlayacaktır, istediği gibi okuyacaktır.

“Halk Günü Toplantısı“ ilin en üst bürokratı Vali tarafından da yapılmış olunca daha da fazla dikkat çekti…Neden: Bugüne kadar halk günü toplantılarını ancak “seçilmişler” yapardı da ondan …Daha çok belediye başkanlarının tevessül ettiği bir uygulama tarzı olduğu için halk böyle bir toplantıyı tam olarak “algılayamadı” ve okuyamadı. O yüzden halk kendisi için verilen bu imkanı değerlendiremedi.

“Halk ilgi göstermemiş…”Falan filan! Fasa fiso...Boş laf bunlar…!

Bu tür “ilk”leri iyi okumak ve iyi algılamak lazım…Hele hele bu tür programları bir ilin Valisi organize etmişse daha iyi takip etmek ve özümsemek lazım.!

İlk kez bir ilin valisi, yanına daire müdürlerini de alarak “halk günü toplantısı” yapıyorsa alkışlamak ve “takdirle” karşılamak lazım…Bürokrat “çağırarak” görevini yapmışsa sende halk olarak iştirak sen de iştirak etmekle görevini yerine getirmelisin! Vali, hal ile ne demek istedi: “Ey halk, gel; derdin varsa anlat”…! Söze gerek yok ki…! Hal ortada …!

Valiler en çok “ söz ile” bazen de işte böyle “hal ile” uyarırlar mesajlar verirler. Düzce Valisi Zülkif Dağlı’nın bu toplantısı bana göre sözden çok “Hal İle “ verilmek istenen bir yöntem olarak anılacaktır…Mesajlar her zaman “kal ile” kelimelerle, sözle verilmez. Hal ile de uyarmak uygulamak gerekebilir. .Aslında “sözden zordur hal ile verilen mesajlar”…Gerçek mesaj ve uyarı yöntemi aslında bu “hal ile” uygulamayla eylemle, icraatla verilen mesajlardır.…”ZORDUR ama doğrusu BUDUR…

Ben şahsen Vali Dağlı’nın bu “Halk Günü” toplantısını “Hal İle” verilmek istenen bir mesaj olarak yorumladım.. Bu yöntem zordur ama “olması gereken de budur…”

VALİ, NE DEMEK İSTEDİ!

Vali Dağlı, böyle bir toplantı yapmakla bana göre bir çok mesaj vermek istedi:

Bir kere daire müdürlerine “ bakın ben ilin valisi olarak halkın huzurunda hesap veriyorum. Siz de her şeye her zaman hazırlıklı olmalısınız…Her an ve her zaman her soruya her zaman hazırlıklı olun. Kendinizi yetiştirin, geliştirin…Donanımlı olun…Öyle makam odalarında koltukta internet başında çetleşerek müdürlük yapma devri kapanmıştır. İcraat makamı olun. Halka kapıyı da telefonları da kapatmak bizim anlayış tarzımızda olamaz. Halkın arasına dalın, dinleyin halkı.Öyle kaçamak cevapları bırakın. Devletin adamı ve devletin temsilcisi olduğunuzu unutmayın…Devletin baba olduğu bir ülkede siz kapıda vatandaşı saatlerce bekletemezsiniz…Muhtara telefon kapatma devri bitmiştir.

“…Her an ve her zaman halka ve üst makamlara hesap verecek halde, donanımlı ve hazırlıklı olun…!”

HALKA KULAK VERİN!

Ne olursanız olun halka kulak verin. Seçilmiş bir muhtarın telefonuna 24 saat cevap vermekle mükellefsiniz bunu da bilin.. Hele hele bir muhtarın telefonunu sakın yüzüne kapatmayın. Her ne olursanız olun ister genel sekreter ister müdür, ister memur mazeret üretmeyin. Reklamı bırakın işinize bakın. Atıp tutmayı bırakın icraat yapın. Proje üretin. Kaynakları zorlayın.!

Verilmek istenen mesajları herkesin hele hele havasını soluduğumuz Düzce’de yaşayanların daha iyi okuması gerekiyor işin özü…

”Kâl dili, “hâl” i anlatmaya yetmeyebilir. Ancak, zorda olsa “hal” dili, bizi kendinize getirebilir. Görünen ve görünmeyen hataları düzeltmemize yardımcı olabilir..

İşin özü: “Hâl dili, insanı insan eder, olgunlaştırır, zirveye çıkartır.

Hâl olgunlaştıktan sonra lafa ne gerek var ki...! Ceset ve ruh birleştikten sonra lafa, kal’e ne gerek var ki…!

Gerisi laf-ı güzaf…!

Bu yazı 12003 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar